Pamuk Prenses ve Yedi Cüceler masalını bilmeyen yoktur. Pamuk Prensesin bir o kadar güzel ama buz kalpli üvey annesi aynasına sordu bu soruyu. Var dedi ayna… Senden çok daha güzel biri var. İşte orada her şey değişti.

Aslında bu bir masal olsa da günümüzde neredeyse her kadın bu soruyu her gün defalarca kendisine veya aynasına sormaktadır. Herkes bir ötekinden daha güzel olabilmek için amansız bir yarış içerisindedir. Sosyal medya çılgınlığından sonra aynalar bile bu sorulara ne cevap vereceklerini şaşırmış durumda. Kapitalizmin ve tüketim köleliğinin derin hipnozları içinde günümüz kadınları çaresiz ve doyumsuz bir noktaya gelmişlerdir.

Güzellik mi seksilik mi? Yoksa her ikisi de mi? Güzellik, kime göre neye göre?

Güzellik göreceli bir kavram olmakla birlikte popülist yaşamın belirlediği standartları da görmezden gelemeyiz.  Oyunun kurallarını moda, cemiyet, sosyal medya koyuyor artık. Ve herkes buna göre yaşam oyununu oynamaya devam ediyor.

Güzel ve bakımlı olmak elbette her kadının hakkıdır. Buna zaman da para da harcanabilir. Ama her şey dozunda ve kararında olmalıdır. Arkadaşının dudak ölçüleri bir başkası için kriter olamaz. Birisinin göğüs ameliyatı bir başkasını özendiremez,  özendirmemelidir. Kriter bu olmamalıdır. Bu durum kaos ve mutsuzluk yaratır.

Bir kadın mutlu ise, güvende ise, gözlerinin içi gülüyorsa, kendisini biricik hissediyorsa bu kadın zaten güzeldir. ‘ Bir kadının güzel olduğuna dair inancından başka hiçbir şey onu güzel kılamaz’  diyen Sophia Loren’i burada hatırlayalım.

Eğer dış görüntün için endişeliysen önce kalbin ve ruhun için endişelen yoksa hiçbir kozmetik sana yardımcı olamayacaktır diyen Chanel ‘i alkışlamamak mümkün mü?

Asıl soru o halde şu olmalıdır; Ayna ayna söyle bana ‘bu dünyada var mı benden daha mutlu olanı’

Bu yazımız öz güvenli, mutlu ve güzel kadınlara ithaf olsun …

Şimdi Ara